(Kaynak: damn-your-smile96, sleepandbelievee gönderdi)

(Kaynak: petitosever, evrimistan gönderdi)

(Kaynak: zjawaa, berzerq gönderdi)

tugbakarademir:

bi kadını diz kapaklarından öpmekten ala şiire rastlamadım henüz, üvercinka hariç. çünkü bi kadını diz kapaklarından öpmek; “bugüne dek tüm düşmüşlüklerinden, yaralarından, kanından, izinden, acından öpüyorum, şifa niyetine.” demektir bi nevi. “çok düştüm, parçalandım, örselendim, öp de geçsin” diyemeyen bi kadının sessizliğini duymaktır. “seni anlamak için harflere ihtiyacım yok, ruhunla ruhum aynı lisanı hissediyoruz” diyebilmektir. “yanaklarından, dudaklarından, alnından, belki omuzlarından, avuçlarından öpmek aşkın yaradılışında var ama diz kapakların sevdaya dahil” de demektir aynı zamanda. o kadını çaresizliğinden ve bir o kadar da gücünden öpmektir. düşmüşlüğü kadar ayağa kalkmışlığından öpüp onu onore etmektir. önünde diz çökmektir. saygıdır. kabulleniştir, çok şeyi. kudretine, sabrına, sarsılmışlığına, sancılarıyla başa edebilecek kadar dayanıklı oluşuna ve de… kırılmak yerine bükülmeyi öğrenebilişine hayran olmaktır.beni daha önce hiçbir adam diz kapaklarımdan öpecek kadar yüce sevmedi. ben de zaten hiçbir adama dizimdeki yaraları gösterecek kadar güvenmedim ya da cesur değildim, bilemiyorum. övünmek için söylemiyorum ama bana çok şiir yazıldı. içlerinde çok sağlamları vardır. şiir gibi şiirler! ama yine de bana yazılacak en güzel şiir diz kapaklarıma bi dudağın bırakacağı şefkattir. o şefkatin bana değmesine müsaade edebileceğim kadar bana şeffaf olan bi adamın içidir. kağıtla kalemle herkes bir şeyler yazıp çizebilir, mühim olan bi kadına bir şiirle birlikte olduğunu hissettirebilmektir. sevdası bile dejenere olmuş bi jenerasyona bu söylediklerim abartı gelebilir elbette ama inanıyorum; hala sevdanın hakkını verecek yürekler var. inanıyorum. inanıyorum çünkü, inanırsam var olur.-Mavi Tuğba Karademir 

tugbakarademir:

bi kadını diz kapaklarından öpmekten ala şiire rastlamadım henüz, üvercinka hariç. 
çünkü bi kadını diz kapaklarından öpmek; “bugüne dek tüm düşmüşlüklerinden, yaralarından, kanından, izinden, acından öpüyorum, şifa niyetine.” demektir bi nevi. “çok düştüm, parçalandım, örselendim, öp de geçsin” diyemeyen bi kadının sessizliğini duymaktır. “seni anlamak için harflere ihtiyacım yok, ruhunla ruhum aynı lisanı hissediyoruz” diyebilmektir. “yanaklarından, dudaklarından, alnından, belki omuzlarından, avuçlarından öpmek aşkın yaradılışında var ama diz kapakların sevdaya dahil” de demektir aynı zamanda. o kadını çaresizliğinden ve bir o kadar da gücünden öpmektir. düşmüşlüğü kadar ayağa kalkmışlığından öpüp onu onore etmektir. önünde diz çökmektir. saygıdır. kabulleniştir, çok şeyi. kudretine, sabrına, sarsılmışlığına, sancılarıyla başa edebilecek kadar dayanıklı oluşuna ve de… kırılmak yerine bükülmeyi öğrenebilişine hayran olmaktır.
beni daha önce hiçbir adam diz kapaklarımdan öpecek kadar yüce sevmedi. ben de zaten hiçbir adama dizimdeki yaraları gösterecek kadar güvenmedim ya da cesur değildim, bilemiyorum. övünmek için söylemiyorum ama bana çok şiir yazıldı. içlerinde çok sağlamları vardır. şiir gibi şiirler! ama yine de bana yazılacak en güzel şiir diz kapaklarıma bi dudağın bırakacağı şefkattir. o şefkatin bana değmesine müsaade edebileceğim kadar bana şeffaf olan bi adamın içidir. 
kağıtla kalemle herkes bir şeyler yazıp çizebilir, mühim olan bi kadına bir şiirle birlikte olduğunu hissettirebilmektir. sevdası bile dejenere olmuş bi jenerasyona bu söylediklerim abartı gelebilir elbette ama inanıyorum; hala sevdanın hakkını verecek yürekler var. inanıyorum. inanıyorum çünkü, inanırsam var olur.

-Mavi Tuğba Karademir 

(nedensebep gönderdi)

aaucamayansuperadam:

Ulan haykırdım şpşlqwşeqeq

aaucamayansuperadam:

Ulan haykırdım şpşlqwşeqeq

(terbiyefukarasi gönderdi)

selamsevgilimbensevmedigin:

Bu sahneyi gözlerim dolu dolu izledim,yerim senin sevgini :)

(Kaynak: askdiyebirseyyok, erkengeldikagidi gönderdi)

(Kaynak: illucuyuz, barosakazem gönderdi)

(Kaynak: hadisenanlat, 1881milfoylukek gönderdi)

nghnb:

Ulan İstanbul - Ferdi & Derya

Ayrılıklar da sevdaya dahil çünkü ayrılanlar hala sevgili

(dokuzonvapuru gönderdi)

(Kaynak: enummadik, dokuzonvapuru gönderdi)

intiharkorkusu:

bunu arada bir rebloglayacagim

(Kaynak: givinglivingloving, zamanlama-manidar gönderdi)

firatdere:

Allam :*

(endoplazmikbirkulum gönderdi)

acı bazen o kadar sıcak oluyor ki, içine doğru işlerken, damarlarında gezinirken yandığını hissediyorsun. yutkunamıyorum, gözlerimi açık tutamıyorum çünkü canım yanıyor. ağlıyorum hep, bilmiyorum neden ağlıyorum ama engelleyemiyorum üzgünüm çok üzgünüm belki bu da benim hatam biliyorum ama engelleyemiyorum. normalde gelip de buraya bir şey yazmazdım hiç ama defterlerime de bakamıyorum artık onlara yazamıyorum çünkü hepsinin içi güzel anılarla dolu:

sen.

ne kadar üzdüğünü ya da ne kadar kırıldığımı defterlerime yazarsam belki de sana haksızlık etmiş olurum, seni aldatmış olurum yani öyle hissediyorum. sadece ben seni olduğun insan gibi kabul etmeye çalışırken ne olurdu sanki sende beni böyle kabul etseydin? ”ben buyum, ben şöyleyim, ben böyleyim” diyebiliyoruz ama hiç bir zaman karşımızdaki insanı tamamen kendinden olan özellikleriyle kabul edemiyoruz. evet belki hepsi olmazdı ama sende bir adım belki iki adım gelseydin belki ”niye ilgilenmemi istiyorsun ki, çok saçma, peri masalı mı? ben olsam peri masalı demezdim” demeseydin, düşüncelerim senin için biraz önemli olsaydı evet belki de bende seni bir şekilde kabul ederim, kabul etmeye çalışırdım ama artık sabah saat 4’de ağlaya ağlaya kolyeme sarılmak istemiyorum, artık huzurlu uyumak istiyorum ve uyandığımda baş ağrısıyla kala kalmak istemiyorum çünkü içimdeki hüzün üzüntü o kadar yoğun ki hemen o kadar çabuk ele geçiriveriyor ki beni üzüntümden midem bulanıyor resmen. ne yazdığımı neden yazdığımı ya da yazdığımda elime ne geçeceğini bilmiyorum sadece biraz olsun rahatlamak istiyorum insanlara derdimi anlattığım da ”aman bu mu ya ben asıl şu kilolarımı nasıl vereceğim” diye tepkilerle karşılaşmak istemiyorum onun için yazıyorum sadece. çok yazıyorum, az konuşuyorum. kimse de bunu fark etmiyor çünkü onlara doğruyu söylemektense susmam onlar için daha güzel oluyor çünkü ben onlara doğruyu söylediğimde canlarını yakacak bir şey yaptığımda hemen karşı cepheye geçip beni en acıtan en kıran en üzen olayları lafları sözleri söyleyip yaptıklarını hatırlatıp tekrar yapıyorlar ve benim artık onların suratına bakmama bile gerek yok çünkü anasını siktiğimin insanları sadece kendi çıkarları sadece kendi mutlulukları sadece kendi üzüntüleri kendi heyecanları kendi arkadaşları kendi sevgilileri uğruna karşılarındaki herkesi BİR ANDA yakıp yıka biliyorlar. ”kullandığın ilaçlar seni etkiliyor, sen uysaldın aaaaa sana ne oldu böyle” diye sorup duran binlerce yavşağın etrafında olmaktan sonsuz mutsuzluk duyuyorum ama ne param ne de gidecek bir yerim yok onun için bu siktiğimin şehirinde siktiğimin anlamsız gününde siktiğimin anlamsız saatinde oturup bunları yazıyorum çünkü üzülmekten mutsuz olmaktan bir şeyleri düzeltmeye çalışmaktan insanları mutlu etmeye çalışmaktan özür dilemekten haksız olduğum zamanlarda bile HER ZAMAN ÖZÜR DİLEMEKTEN başka yapacak hiç bir işim yok.

16.32